Should, Ought To, Had Better

1) En genel ve temel anlamda ” should, had better , ought to ” öğüt verirken kullanılır. Tüm öznelerde çekimi aynıdır ve yalın halde kullanılır. Ardından ise yine yalın halde fiil yazılır.

-You should have a rest. / Biraz dinlenmelisin.
-I should study hard to pass the exam. / Sınavı geçmek için çok çalışmalıyım.
-Cemal should eat less. / Cem daha az yemeli.
-A mother ought to look after her children. / Bir anne çocuklarına bakmalı.
-You ought to stay in bed after surgery. / Ameliyattan sonra yatakta dinlenmelisin.
-My father is fat. He ought to do more exercises. / Babam şişman. Daha fazla egzersiz yapmalı.
-We had better hurry up to catch the bus. / Otübüse yetişmek için acele etmeliyiz.
-I had better come early. / Erken gelmeliyim.
-You had better take an aspirin. / Bir aspirin almalısın.

Görüldüğü yukarıdaki cümlelerin hepsinde bir öğüt, öneri ve tavsiye söz konusu. Yani yapılıp yapılmaması sadece o kişiyi veya kişileri etkilemektedir. Herhangi bir zorunluluk söz konusu değil.


2) 
Anlamsal olarak biraz daha inceleyecek olursak ” should , ought to ” aynı anlama gelir. Ancak ” had better ” biraz daha farklı bir anlama sahiptir. Şöyleki;

SHOULD | OUGHT TO

 ” Should, Ought to ” ……yapmalıyım / yapmam gerekir anlamına gelir. Yani bir işi yapıp yapmamanın olumlu ve olumsuz sonuçları sadece o kişiyi ilgilendirir. Yani yapıp yapmamakta kişi tamamen serbesttir. Ayrıca yapılması gereken işi erteleme imkanı vardır. Kişi daha sonra yapsa da olur.

-You should / ought to smoke less. / Daha az sigara içmelisin.
Bu cümlede büyük ihtimal kişinin sigara kaynaklı bir rahatsızlığı var. Daha az sigara içmesini tavsiye ediyorsunuz. Kişi daha az içerse kendi sağlığı için iyi. Aksi takdirde olumsuz sonuçlar yine kendisi için geçerli.

-You should / ought to go to the doctor. / Doktora gitmelisin.
Yine kişi kendi sağlığı, iyiliği için bir sağlık probleminde ötürü doktora gitmeli. Giderse kendisi için iyi olur. Aksi takdirde olumsuz sonuç yine kişinin kendisini ilgilendirir.

-I should / ought to study for my exams. I am not in a hurry, but I want to get higher marks.
Sınavlarım için çalışmalıyım. Acelem yok ama yine de daha yüksek notlar almak istiyorum.
Bu cümlede ise kişinin sınavların hazırlanması gerekir. Bunun için ciddi bir zorunluluğu yok, erteleyebilir. Başka zamanlarda yapılsa da olur.

HAD BETTER

 ” Had better ” da yapmamız gereken bir işi belirtir. Ancak ” should / ought to ” da olduğu gibi bu işi erteleme şansımız pek ya da hiç yoktur. Aksi takdirde ciddi ve olumsuz sonuçlar meydana gelebilir.

– I had better study for my exams. If not, I will fail. / Sınavlarıma çalışmalıyım. Yoksa sınıfta kalacağım.

Yukarıdaki cümlede diğer cümlelerde olduğu gibi bir öneri ve tavsiye anlamı vardır. Ancak önceki cümlelerden farklı olarak yapılmaması durumunda kötü şeyler olabileceği anlamı çıkmaktadır. İşte ” had better ” ın ” should , ought to ” dan farkı budur.

had better come home before midnight. Otherwise, my mother will get angry.
Geceyarısından önce eve gitmeliyim. Yoksa annem kızacak.


3) 
” Should, Ought to ” bir işin nasıl yapılması gerektiğini de belirtir.

There should be double ” t ” in the word pretty. ” Pretty ” sözcüğünde iki ” t ” olmalı.

Don’t put the book on that self. It should / ought to go on the other one.
Bu kitabı o rafa koyma. Diğer rafa konmalı.

You have brought a rather small box. You should / ought to bring bigger one.
Çok küçük bir kutu getirdin. Daha büyüğünü getirmelisin.


4) 
Olumsuz yapı olarak ise ” shouldn’t , Ought not to , Had better not ” şeklinde yazarız. Yapılmaması gereken şeyleri öğütlerken kullanırız.

You shouldn’t eat much. / Çok yemek yememelisin.
shouldn’t drink alcohol. / Alkol içmemeliyim.
He ought not ( oughtn’t to ) work hard. / Çok fazla çalışmamalı.
We had better not go out alone. / Dışarı yalnız çıkmamalıyız.
You had better not tell the truth. / Gerçeği söylememelisin.


5)
 ” Should ” ve ” Must ” arasındaki farka dikkat edilmelidir. ” Must ” ın da ” should ” gibi öğüt verme anlamı vardır.
Ancak ” must ” daha güçlü bir ifadeyi belirtir.

You should smoke less. It is bad for your health. / Daha az sigara içmelisin. Sağlığın için iyi değil.
You must smoke less. Otherwise, you will have cancer. / Daha az sigara içmelisin. Yoksa kanser olacaksın.


6)
  ” Shouldn’ t , Oughtn’t to ” ile ” needn’t ” arasındaki farka dikkat etmek gerekir.

You shouldn’t / oughtn’t to  work hard. You will decay. / Çok fazla çalışmamalısın. Halsiz düşeceksin.
You needn’t work hard. You have a big fortune. / Çok çalışmana gerek yok. Büyük bir servete sahipsin.
Kaynak:http://ingilizce-ogreniriz.blogspot.com

 


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.